-
MECRA ATIF SİSTEMİ
Makaleler ve kitaplar için atıf sistemi
-
MECRA ŞABLONU
Zotero ve Mendeley programlarında kullanılmak üzere hazırlanmış Mecra şablonunu indirmek için tıklayınız.
Iskandar ibn Ahmad's epistle in refutation of Christians (2012)
Abstract
http://dx.doi.org/10.12730/13091719.2012.31.50
This paper introduces the short epistle written by Iskandar ibn Aḥmad as an anti-Christian polemic. Iskandar identifies himself as "a philosopher from Trabzon," a city in the north-east of modern Turkey. No information about him is available other than this detail. The author of the polemic attempts to confute the basic Christian idea that Jesus Christ is God using biblical verses. As he refers to biblical verses accurately and in Greek (transliterated into the Arabic alphabet), one can be sure that he is very familiar with the New Testament. In addition to the biblical verses, he also uses logical arguments and Qurʾānic verses to show that Jesus Christ is only a human being. This paper starts with a brief history of Muslim anti-Christian apologetics and polemics in the Ottoman Empire and succinct information about Iskandar ibn Aḥmad's epistle. Then, the paper provides the English translation and Arabic text of the epistle. Because the epistle is a unique copy, it is not possible for us to illustrate the differences among copies of the text. However, the footnotes provide biblical and Qurʾānic references, transliteration of the Greek biblical verses, and the author's mistakes in the usage of Arabic languages.
This paper introduces the short epistle written by Iskandar ibn Aḥmad as an anti-Christian polemic. Iskandar identifies himself as "a philosopher from Trabzon," a city in the north-east of modern Turkey. No information about him is available other than this detail. The author of the polemic attempts to confute the basic Christian idea that Jesus Christ is God using biblical verses. As he refers to biblical verses accurately and in Greek (transliterated into the Arabic alphabet), one can be sure that he is very familiar with the New Testament. In addition to the biblical verses, he also uses logical arguments and Qurʾānic verses to show that Jesus Christ is only a human being. This paper starts with a brief history of Muslim anti-Christian apologetics and polemics in the Ottoman Empire and succinct information about Iskandar ibn Aḥmad's epistle. Then, the paper provides the English translation and Arabic text of the epistle. Because the epistle is a unique copy, it is not possible for us to illustrate the differences among copies of the text. However, the footnotes provide biblical and Qurʾānic references, transliteration of the Greek biblical verses, and the author's mistakes in the usage of Arabic languages.
Keywords: Anti-Christian polemics, Muslim apology, Iskandar ibn Aḥmad, divinity of Jesus, humanity of Jesus
Protestanlıkta Sakramentler
İbadetler ve dinî uygulamalar dinlerin pratik boyutunu oluşturur. Hıristiyanlık söz konusu olduğunda, sakramentler en önemli dinî pratikler olarak karşıma çıkmaktadır. Katolikler ve Ortodokslar yedi sakrament kabul ederken, Protestanlar sadece vaftiz ve evharistiyayı sakrament olarak görmektedirler. Bu kitapta vaftiz ve evharistiyanın yanı sıra, Protestanlarca sözde sakramentler şeklinde adlandırılan diğer beş uygulama (konfirmasyon, günah itirafı, yağlama, rahip takdisi ve nikâh) tarafsız bir gözle incelenmektedir. Bahsi geçen her bir uygulamanın anlamı, önemi ve tarihî gelişimi verildikten sonra, Protestanlar ve Katolikler arasındaki görüş farklılıklarına yer verilmektedir. Ayrıca, sakramentler konusunda Protestan yazarların birbirlerine yönelttikleri eleştiriler de konu edinilmektedir. Son olarak, Katoliklerin ve Ortodoksların sakrament kabul ettiği beş uygulamayı Protestanların reddetme gerekçeleri açıklanmaktadır.
Emin Yayınları, Bursa 2012,
296 sayfa,
ISBN: 9786054487059
Hıristiyanlıkta Logos Doktrini (2011)
Milel ve Nihal, 8 (1), 2011, s. 201-224.
Özet
Logos doktrini, Herakleitos, Platon, Stoacılar, Philo ve Yahudi felsefesinde ele alınıp tartışıldıktan sonra, Yuhanna İncili vasıtasıyla Hıristiyan teolojisi ve felsefesine de nüfuz etmiştir. Bu makale, Logos doktrininin tarihi gelişimini kısa bir ön bilgi olarak verdikten sonra, Yeni Ahit’te âlem yaratılmadan önce var oldukları kabul edilen varlıklar (ezelî Mesih, Ruh, Logos) hakkındaki görüşleri ele almaktadır. Makalede ayrıca ilk dönem Hıristiyan yazarların Logos doktrini hakkındaki farklı görüşleri, teslis doktriniyle bağlantılı bir şekilde tasnif edilerek verilmektedir. Sonuç kısmında bulgular kısa bir özet halinde sunulmakta ve Logos doktrini ekseninde Hıristiyanlıkta felsefe-teoloji ilişkileri hakkında değerlendirmeler yapılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Logos, Tanrı Oğlu, Yuhanna İncili, Kutsal Ruh, teslis
Süleyman Sayar (ed.) & Muhammet Tarakçı (ed.) - İbn Hazm (2010)

Bursa
Müftülüğü ve Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi'nin organize ettiği ve 26-28
Ekim 2007 tarihlerinde Bursa'da gerçekleştirilen Uluslararası Katılımlı
İbn Hazm Sempozyumu'nun bildiri ve müzakere metinlerine aşağıdaki
bağlantıyı tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Kitabın
ilk basımını gerçekleştiren ve bu baskıya ait kitapların bitmesinin
ardından e-kitap olarak ücretsiz dağıtılmasına izin veren Ensar
Neşriyat'a teşekkür ederiz.
Editörler: Süleyman SAYAR & Muhammet TARAKÇI
880 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 16 x 24 cm
İstanbul, 2010, 1. Basım
ISBN : 9786055623456
Kalvinizm’de Kader Anlayışı (2010)
Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2010, c. 19, sy. 2, s. 93-119.
“Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu'nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi…
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı.”[1]
Özet
Bu makalede Hıristiyanlıkta kader anlayışıyla ilgili üç temel soruya cevap bulunmaya çalışılmaktadır. İlk olarak seçilmişliğin mahiyeti ele alınacak ve “Tanrı ezelde sadece seçilmişleri mi, yoksa seçilmişlerin yanı sıra lanetlileri de belirlemiş midir?” sorusuna Kalvinizm’in verdiği cevap açıklanacaktır. İkinci olarak, seçilmişliğin iman ve iyi davranışlarla ilişkisi üzerinde durulacak ve insanların dünyadaki iyi veya kötü davranışların ezeldeki ilahî seçimde bir etkisinin olup olmayacağı tartışılacaktır. Son olarak, “Kurtuluştan mahrum bırakılan lanetlilerin ezelde belirlendiği kabul edilirse, bu kişilere karşı bir haksızlık yapılmış olur mu?” sorusuna cevap aranacaktır.
Nestorius ve Kristolojisi (2010)
Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2010, c. 19, sy. 1, s. 215-241.
“Başka hiçbir heretiğe Nestorius kadar haksızlık yapılmamıştır.”[1]
Özet
İstanbul patriği iken İsa Mesih’te iki şahıs bulunduğuna inandığı için Birinci Efes Konsili’nde aforoz edilen Nestorius, onbeş asır boyunca kendisine izafe edilen bu görüşle anıldı. Aforoz edilen pek çok heretik gibi onun da eserleri yakıldığı için, görüşleri muhaliflerinin eserlerinden öğrenildi. 1889 yılında eserinin Süryanice yazma bir çevirisi bulununca onun görüşlerini yeniden değerlendirme imkânı ortaya çıkmış oldu. Bu makalede, Nestorius’u aforoz edilmeye götüren tarihî süreç hakkında bilgi verildikten sonra, bizzat Nestorius’un eserine başvurularak onun İsa Mesih ile ilgili görüşleri belirlenmeye ve edinilen bilgiler ışığında kilisenin oluşturduğu onbeş asırlık Nestorius imajı değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Origen ve Alegorik Kitab-ı Mukaddes Yorumu (2010)
Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2010, c. 19, sy. 1, s. 183-213.
Özet
Greklerden itibaren kutsal metinlere uygulanan bir yorumlama yöntemi olan alegori, Philo ile birlikte ilk kez yahudi kutsal metinlerinin anlaşılmasında kullanılmıştır. Hıristiyan yorumcular arasında ise alegorik yöntemin zirve isminin Origen olduğu kabul edilir. Bu makale, alegorik yöntemin Origen’e kadarki tarihî gelişimini özetleyen bir girişin ardından, Origen’in alegorik Kitab-ı Mukaddes yorumunu örnekleriyle ortaya koymayı amaçlamaktadır. İlk dönem kilise tarihinde, başta Mopsuestialı Theodore olmak üzere Antakya ilahiyat okulunun temsilcileri alegorik yönteme karşı eleştiriler yöneltmişler ve Kitab-ı Mukaddes’i kelimelerin lafzî manalarıyla yorumlamak gerektiğini savunmuşlardır. Makale bu bağlamda bilhassa Mopsuestialı Theodore’un Origen’e yönelik eleştirilerine de yer vermektedir.
Arthur Jeffery & Muhammet Tarakçı (çev.) - Bîrûnî’nin Karşılaştırmalı Dinler Tarihine Katkısı (2010)
Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2010, c. 19, sy. 2, s. 315-352.
Makale (Pdf tam metin)
Prof. Dr. Arthur Jeffery
Çev. Muhammet TARAKCI**
Makale (Pdf tam metin)
Bîrûnî’nin Karşılaştırmalı Dinler Tarihine Katkısı*
Prof. Dr. Arthur Jeffery
Çev. Muhammet TARAKCI**
Bîrûnî’nin
daha somut bilimsel disiplinlere yaptığı katkıların önemi, onun, kendi
döneminde ve belki de benimsediği dinin tarihinde karşılaştırmalı dinler
tarihi çalışmalarına yaptığı katkılar bakımından sahip olduğu eşsiz
yerin göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Onun dayanabileceği iyi bir
geleneğe sahip olduğu doğrudur. Eğer karşılaştırmalı dinler tarihi;
karşılaştırmalı anatomi veya karşılaştırmalı filolojide kullanılan
bilimsel yöntemlerin aynısıyla, yani, dinin öneminin daha iyi
anlaşılması için değişik dinî toplulukların inanç ve uygulamalarıyla
ilgili verilerin toplanması, düzenlenmesi, tasnif edilmesi ve başka
verilerle karşılaştırılması suretiyle dini incelemek anlamına geliyorsa,
bu çalışma disiplini, Bîrûnî’nin hayatını adadığı eserle aynı alanda
zaten uzun bir tarihî geçmişe sahipti.
Ahmet Güç & Muhammet Tarakçı - Defending Christianity against the Challenges of Islam: A Critical Evaluation of Aquinas' Apologetics (2009)
Islamic Quarterly, 2009, vol. 53, no. 1, pp. 185-202.
Abstract
This article aims to achieve three goals. Firstly, having analyzed Aquinas’ Summa Contra Gentiles (SCG) and Reasons for the Faith against Muslim Objections, and the available Aquinas literature on Islam-Christian relations it argues that his knowledge about Islam is limited and not based upon primary sources. Secondly, it has long been accepted that St. Thomas Aquinas wrote Summa Contra Gentiles against Islam and Muslims and had a missionary purpose. However, it is our contention that Aquinas leveled his criticism against some of the views of the several leading philosophers in the Muslim world and not towards Islamic theology as whole. Finally, as is well known, Aquinas divided theological matters into two categories as those that can be explained with the natural reason such as God’s existence, creation, and etc, and those that exceed the natural reason such as trinity, incarnation, sacrament etc. The matters which fall in the former category do not conflict with Islam, and those that exceed the natural reason, according to Aquinas, can only be explained through the Bible. Because the Bible is not binding in the eyes of the Muslims, Aquinas’ arguments and explanations on these matters seem to fall short in convincing the Muslims.
Key Words: Aquinas, Islam, Christianity, Apology, Apologetics, History of Religions
St. Thomas Aquinas ve İslam (2007)
Marife, c. 6, sy. 3, 2007, s. 207-216
Özet
St. Thomas Aquinas, hem Summa Contra Gentiles (Kâfirlere Karşı) hem de Reasons for the Faith Against Muslim Objections adlı eserinde Hıristiyanlığı savunmaya ve aklîleştirmeye çalışır. Her iki eserin de öncelikle İslâm'a ve Müslümanlara karşı yazıldığı kabul edilir. Bu makale, ilk olarak, Aquinas'ın İslâm'ı bilip bilmediğini tartışmakta; ardından da, söz konusu iki eser bağlamında, Aquinas'ın apolojisini ve bu apolojinin Müslümanlara karşı yazılan/yazılacak Hıristiyan apolojiler için bir model olup olamayacağını sorgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Aquinas, İslâm, Hıristiyanlık, Apoloji, Dinler Tarihi.


